Kent16 Haber | Bursa Haberleri ve Son Dakika - Güncel Haberler
Köşe Yazısı

Liyakat Kaybının Görünmeyen Maliyeti

Liyakat Kaybının Görünmeyen Maliyeti

Bir ülke bazen para kaybetmez.
Önce doğru insanını kaybeder.

Liyakat dediğimiz şey sadece bir atama meselesi değildir.
Bir ülkenin aklıdır, vicdanıdır, işleyiş düzenidir.

Ve bu düzen bozulduğunda, ilk gün kimse fark etmez.

Çünkü binalar yerinde durur.
Makamlar doludur.
Sistem çalışıyor gibi görünür.

Ama içeride bir şey yavaş yavaş değişir.

İşi bilen geri çekilir.
Hak eden bekler.
Çalışan yorulur.
Soru soran uzaklaşır.

Yerine başka bir şey gelir:
Sadakat, yeterliliğin önüne geçmeye başlar.

İşte o zaman maliyet görünmez olur.

Çünkü bu kayıp bütçede yazmaz.
Ama üretimde hissedilir.
Hizmette hissedilir.
Adalette hissedilir.
En çok da insanların kalbinde hissedilir.

Bir süre sonra insanlar şunu düşünmeye başlar:
“Ne yaparsam yapayım değişmiyor.”

Bu cümle, bir toplum için en ağır cümledir.

Çünkü liyakat kaybı sadece işi bozmaz.
İnancı bozar.

Oysa devlet dediğimiz yapı, sadece güçlü olmakla değil;
adaletli olmakla güçlü kalır.

Ehil olanın yükseldiği yerde umut büyür.
Hak edenin kaybetmediği yerde güven oluşur.

Ve güven varsa, millet vardır.

Bugün belki en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de budur:
İşi ehline vermek.

Çünkü liyakat geri gelmeden, hiçbir reform tam anlamıyla başlamaz.
Ve hiçbir toplum, kendi emeğine yeniden inanmadan ayağa kalkamaz.